Sabahın erken vaktinde uyudu; Akşamın erken vaktinde ise uyandı.

Bu işte bir terslik vardı kendisi de biliyordu bir terslik olduğunu. Rutin yaşantısını hatırladı akşamın erken vaktinde, hatırlamaya çalıştı bu hale nasıl düştü diye, sonra bir kitapta okuduğu bir adamı hatırladı.

Adam günün 24 saat olmasını reddetmiş ve 25 saat üzerinden yaşamaya başlamıştı, aynı rutinlerini bu saate göre uyguluyordu. İlk gün saat 7’de kalkmıştı örneğin 24’te yatmıştı. İkinci gün 8’de kalkmıştı 1’de yatmıştı. Bir zaman sonra herkes uyurken kalkıyor, herkes uyanıkken uyuyordu bu adam.

Bu adamın bu davranışı da kendisine göre bir rutin olmuştu en sonunda ama kendi durumu farklıydı bundan biliyordu.

Keşke bilmeseydim diye düşündü sonra. Her şey bilmek yüzünden gelmedi mi başıma, yaşadığı yüzyılın gücü ve laneti değil miydi ki bilmek.

Çocukluğunda güç ile ilgili takıntıları vardı, bedensel gücü arttırmak, belinin bükülmemesi, bilek güreşinde yenilmemek, iki ayağıyla uçan tekme atmak. Sonra bir gün bir duvar üstünde otururken düşündü güç nedir diye - Keşke düşünmeseydi - bedensel gücü istediği kadar artırabilirdi, Ama bulunduğu yerdeki belki yüz kişiden en iyi ihtimalle ilk ona girebilirdi, öyle atletik bir vücudu yoktu, boylu poslu değildi işte.

İçindeki güçlü olma isteği onu bilgiye yöneltti, İlkin kitaplara, sonra internete. Çöpçüydü artık o bulduğu her bilgiyi öğrenmeye çalışan, kaydeden, bir yerlere saklayan.

İlkin ne güzeldi, Etrafındaki herkesten fazla şey biliyorum havaları, her konu hakkında bir fikir, olayları yorumlama, aradığı bilgiye en hızlı ve doğru şekilde ulaşma.

Bir bilgi ustası olmak hayali buydu ve bunu gerçekleştirmek istiyordu. Kimisi inşaat ustası olur, kimisi marangoz, kimisi doktor, bizimkisinin hayali de buydu işte bilgi ustası…