Korkarak uyandığın ve bunu bir rüya olduğunu düşünerek şükrettiğin anda aslında hala rüyada olduğunu anladığında içinde ürperen ve yavaş yavaş tüm bedenini saran o korku.
İç içe rüya, her biri o anki durumu kabul etmediğin için kendini zorlayarak uyumaya bir sonrakine atladığın bir karabasan şöleni.
Bir an kan ter içinde uyandığında işte bunun bir rüya olduğunu düşünerek şükrettiğin anda aslında hala rüyada olduğunu anladığında içinde ürperen ve yavaş yavaş tüm bedenini saran o korku farkına vardığın bir patern, zorlasan tekrar uyuyabileceğin ama zaten uykuda olduğunu bildiğin, bunu kaç kez tekrar ettiğini bilmediğin bir farkındalık.
Sonra hatırlaman uyandığın rüyayı, uyuduğunu farketti p bu karabasandan kurtulmak için kendini uyanmaya zorladığını, kastığını, dişlerini sıktığını, ne kadar çok terlediğini… yapman gereken uyanmak, uyanmak için ne yaparsın ki gerçekte, başlarsın sen de aynı rüyanda yaptığın gibi kendini uyanmaya zorlamak, kasmak her kasını, dişlerini sıkmak… ha gayret uyanacaksın rüya olduğunu bildiğin bu uykudan.
Ya sonra uyandığında işte bunun bir rüya olduğunu düşünerek şükrettiğin anda aslında hala rüyada olduğunu anladığında içinde ürperen ve yavaş yavaş tüm bedenini saran o korku…
Matruşka gibi iç içe.. ne kadar derine inebilirsin ki, zaten ne kadarını hatırlasın ki zaten…
En sonunda anlarsın ya işte neden iç içe bu kadar rüya içinde rüya gördüğünü, birinde zorda olsa uyuduğun birinde bunun bir rüya olduğunu anlamaz isen, bir de o kadar korkunç olmazsa rüyan neden uyanmaya zorlayacaksındır ki kendini…
varsın uyanma.