Ey Zulm ve taraftarları;
Yaptıklarınız yırtmakta perdeleri.
Gittiği tatilin son günün sabahı erkenden kalkıp ayrılmadan o çok güzel yerden, son birşeyler daha yapma telaşındasınız. Döneceğiniz gerçeklik bıraktığınız gerçeklik değil artık. İstemeye istemeye hazırlayacaksınız o bavullarınızı, o otobüse bineceksiniz döndüğünüzde ise salt gerçek vuracak. Şamar değil o kadar basit değil; tekmeyle yumrukla - umursamdan karşısında ki - indirecek paramparca edecek benliğinizi.
Sanırdınız ki tövbe eder nedamet gösterip sığınırım da affedilirim. Yok öyle, o eşik aşıldı geri dönüşsüz süreç başladı. Allah’ın anneye balasına vermek için rahmetinden bir nüve olarak verdiği sütünü annenin toprağa sağmak zorunda kaldığı o gün aşıldı işte.
Ey Zulm ve taraftarları;
Yaptıklarınız yırtmakta perdeleri.
Korkuyorum bakınca gördüklerimi, kimyasal silahlar ile öldürülen insanlar, bebeklerin son anlarını yaşadığı kısık kısık nefes alışverişi esnasındaki gözleri. Nedir sizi bu kadar zalim olmanıza sebep olacak şey nedir ki? Dünya üzerindeki neye sahip olmak bu zulmü kabul edilebilir yapıyor ki size?
Sen kimsin nerden biliyorsun diye höykürme bana. Ben Zinderud.
“Çünkü Firavun, gerçekten yeryüzünde büyüklenen bir zorba ve gerçekten ölçüyü taşıranlardandı.” (Yunus Suresi, 83)
Son dakikasına kadar firavun yenilmez görüyordu kendini, hiçbir kural ve ölçüyü tanımıyordu ta ki son ana kadar…