— Kerküğün zindanına attılar beni
Mazlumlar sürüsüne kattılar beni
Bir yanım dağladılar ateşle annem
Ne suçum ne günahım yaktılar beni
Türkmen obalarından göçen anneler
Ne yuvaları kalmış ne de haneler
Gökkubbeyi sarsar mazlum feryadım
Elbette birgün güler bize seneler


İlkin korktu, karanlıktı, soğuktu bilmiyordu nasıl geldiğini buraya, şiddetli bir ağrı vardı boynunda. Eliyle ağrıyan yeri tuttu eli ıslanmıştı. Kandı yavaşta olsa akıyordu hala… Yüzü duvara dönüktü dönmek istedi, dönemedi…

Zorlama dedi arkasından gelen ses. Bir kaç gündür baygındın. Daha yeni kendine geldin güçsüz düşmüşsündür zorlama..

Yaklaştı hafifçe kaldırdı, su verdi ve biraz ıslatılmış ekmek.

Kendine gelmeye çalışıyordu.. ama ne zordu öyle Neredeyim dedi?

Bilmiyorum dedi arkadaki ses. Ben de merak ediyordum senin gibi ama artık etmiyorum. Ne farkeder ki nerede olduğun. Penceresiz, karanlık, soğuk bu yer ister yerin on kat altında olsun ya da bir gökdelenin en üst katı ne farkeder ki.

Onu sormadım dedi. Neden buradayız. Kim getirdi bizi buraya burası ne nezarethane mi yoksa başka bir şey mi…

Gene aynı şeyi söyledi arkadaki: Ne farkeder ki…